8 Eylül 2010 Çarşamba

KOLA ŞİŞESİ Mİ YOKSA ANANAS TABUT MU İSTERDİNİZ?



Ölüm herşeyin sonu mu yoksa herkesin gitme şansının olduğu bir yolculuk mu? Afrika'da bir kabilede ölünün hem yası tutuluyor hem de kutlamalar yapılıyor.
Gana'daki Ga Kabilesi'nde insanlar sıradışı tabutlara gömülüyor. Akra'da gözlerinize inanamayacağınız ilginçlikte tabutlar, vitrinleri süslüyor.



Akra'nın doğusunda Teshi caddesinde arabayla ilerlerken, yolun kenarında renk renk balıklar, istakozlar, uçaklar, dev kola şişeleriyle karşılaşıyoruz. Önce buranın sanat merkezi ya da show-room olduğunu sanıyoruz. Ancak tahtadan el işçiliğiyle yapılmış tasarımların tabut olduklarını duyunca şaşkınlığa uğruyoruz.

Cep telefonundan kola şişesine, inekten ananasa kadar çeşit çeşit tabut modelleri bulunuyor. Gana'da, sıra dışı tabutlar genellikle ölen kişinin mesleğini ve sosyal sınıfı temsil ediyor. Örneğin taksiciler için taksi, pilotlar için uçak, balıkçılar için balık biçiminden tabutlar bulunuyor.



Ülkede, tuhaf biçimli tabutlarda insanları gömme geleneği, bir balıkçının balık biçimindeki tabutla son yolculuğa uğurlanmasıyla başlıyor. Daha sonra bu gelenek diğer meslek grupları içinde de yaygınlaşıyor.

Ölümün karanlık yüzüne karşılık, elle üretilen bu tabutlar çok renkli ve yaşam dolu. Gana'daki tabutların biçimleri ölen kişinin sadece mesleğiyle sınırlı da kalmıyor. Ganalılar isterlerse tabutlarını meslekleri dışında kendilerini nasıl ifade etmek istiyorlarsa o şekilde tabut siparişi verebiliyor.

MERCEDES VE CADILLAC'A YOĞUN TALEP

Tesci Caddesi'nde görüştüğümüz tabut üreticisi, Mercedes ve Cadillac tasarımlı tabutlara yoğun ilgi olduğunu ifade ederken, mezarlarının sel baskınına uğramasından korkanların balık şeklinde tabutlara rağbet gösterdiklerini dile getiriyor.

BİRA ŞİŞESİ BİLE VAR

İçki içmeyi seven kişi bira şişesi biçimindeki tabutlara, sigara kullananlar da sigara biçimindeki tabutlara konuluyor. Çiftçiler ise genellikle inek gibi hayvan tasarımlı tabutlara gömülmeyi tercih ediyor.

VARLARINI YOKLARINI TABUTA YATIRIYORLAR!

Ganalıların çoğunluğu günde 2 doların altında kazandığına işaret eden tabut üreticisi, "Hayatlarındaki açlık ve sefalete karşın cenaze törenleri ve tabutları için yüksek miktarda para harcıyorlar. Hatta ölen kişinin yakınları cenaze törenleri için borçlanıyor. Tabut fiyatları 80-2000 dolar arasında değişiyor" açıklaması yapıyor.

CENAZE TÖRENLERİ DÜĞÜN GİBİ

Anaerkil kabile olan Ashantiler ile Ga kabilesinin cenaze törenleri de çok gösterişli. Gana'da düğünü andıran cenaze törenleri yapılıyor. Cenazede yas yok. Ölüm de tıpkı doğum gibi görülüyor. Cenazede canlı orkestra bile bulunuyor. Ölen kişi dans ve müzik eşliğinde uğurlanıyor. Törene kabilenin tüm üyeleri katılıyor. Ölüm bu ülkede yeni bir başlangıç olarak görülüyor.

ANAERKİL ASHANTİLER

Anaerkil kabile olan Ashanti kabilesine mensup bir çift, eski çağlarda evlendiğinde kadın ve erkek evlilik töreninden sonra kendi ailelerinin evine dönüyordu. Bu evlilikten doğan çocuklar, annenin soyunu taşıyor ve onun soyadını alıyordu. Bugün evlenenler artık aynı evleri paylaşıyor ama soyları kadından devam ediyor.

5 YILDIZLI KONFOR

Bir yanda gelenekler ve kabile yaşantısı devam ederken, başkent Akra’da 5 yıldızlı konfora sahip olmak mümkün. Şehirde lüks otel ve farklı mutfaklardan tatlara ulaşabiliyorsuz. Akra’da, batılı şehirleri aratmayacak düzeyde şık İtalyan ve Uzakdoğu yemekleri bulabileceğiniz restoranlar var.

Ancak Akra’da beyazların adım atmaya cesaret edemediği yerel pazarlar da mevcut. Riske girmekten hoşlanıyorsanız, bu pazarlarda dolaşmak ilginç bir deneyim olabilir. Büyüleyici el yapımı heykel ve maskeleri çok uygun fiyatlarla satın almanız mümkün.

TEKNOLOJİDEN HABERSİZ KÖYLER

Şehirden biraz uzaklaştıkta şehirdeki yeniliklerden ve teknolojiden habersiz yaşayan köylere rastlayabiliyorsunuz. Ganalılar için en popüler yemekler ise kurutulmuş balık ve lapa pilav. Ayrıca pilav ve fasülyenin bir arada olduğu Waakye’de yerel tatların başında geliyor. Ganalılar, turistlere karşı genellikle hoşgörülü ve misafirperverler.






FUTBOL AŞKI

Dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi Gana’da da halk futbolu çok seviyor. 2010 Dünya Kupası’nda büyük başarı sergileyen Gana, yarı finale çıkmayı son anda kaçırmıştı. Afrika’da 3 kez yılın futbolcusu seçilen Abedi Pele de Ganalı. Türkiye’den geldiğimizi öğrenen Ganalılarla ilk sohbet genellikle futboldan açılıyor. Türkiye’den bildikleri takım ise Galatasaray. Kumsalda, sokaklarda futbol oynayanlara her an rastlayabilirsiniz.

DÜNYANIN EN BÜYÜK YAPAY SU DEPOSU

Gana, tropik ikliminden ötürü yeşilin eksik olmadığı bir ülke. Dünyanın en büyük yapay su deposu Akosombo Barajı Gana’da yer alıyor. Beyaz Volta ve Siyah Volta nehirleri birleştirilerek kurulan bu göl ülkenin can damarları.

AFRİKA'DA İLKLERİN ÜLKESİ

Afrika'da bağımsızlığını kazanan ilk ülke olan Gana'nın tarihi acılarla dolu. Ganalılar açlığa, sefalete karşın güleryüzlü ve neşeli kalmayı başarabilmiş. Afrika kıtasını ilk kez ziyaret edecekler için Gana iyi bir başlangıç.



Komşu ülkelere göre daha güvenli. Ülkede resmi dil İngilizce. Gana'ya gitmeden önce mutlaka sarı-humma aşısı yaptırmak ve sıtma tabletleri almak gerekiyor.Temmuz'dan bu yana THY, Gana'ya uçak seferleri düzenliyor. Önümüzdeki günlerde Gana-Türk İş Konseyi de kurulacak. Eski BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın da memleketi olan Gana, altın kumsalları, renkli kültürüyle Türkler için önemli potansiyele sahip. (AKTÜEL DERGİSİ-225.SAYI) YAZININ LİNKİ: http://www.yeniaktuel.com.tr/dun106,225@2100.html
























7 yorum:

  1. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  2. çok güzel fotograflar ve yorum yazmışsınız teşkkür ederiz

    YanıtlaSil
  3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  4. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  5. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  6. Zeytin ağacına ilişkin mevcut en eski veri Ege Denizi’ndeki Santorini Adası’nda yapılan arkeolojik çalışmalarda ortaya çıkarılan 39.000 yıllık zeytin yaprağı fosilleridir. Kuzey Afrika’daki Sahra bölgesinde gerçekleştirilen arkeolojik araştırmalarda ise M.Ö. 12.000'e ait zeytin ağacı bulgularına rastlandı. İlk zeytin hasadının ne zaman ve hangi uygarlık tarafından yapıldığıysa bilinmemektedir.
    Tarih, zeytinyağı üretimine ilişkin en belirgin izlerin Akdeniz’in tam ortasındaki Girit Medeniyeti’ne, M.Ö. 4500 yıllarına dek uzandığını göstermektedir.
    Zeytinyağı kültürünün Akdeniz’deki diğer kavimlere yayılmasında en önemli rolü Giritliler oynamıştır; hem de yaklaşık 3000 yıl boyunca. Güçlü ticaret filolarına sahip olan Giritliler'in gerçekleştirdiği zeytinyağı ticaretinin günümüzdeki en canlı tanıkları, Knossos ve Faistos saraylarının yıkıntıları arasında bulunan 2 metrelik zeytinyağı küpleridir. “Pithoi” denilen bu dev küplerle beraber bulunan tabletlerde ise o günkü zeytinyağı ticaretinin nerelere yapıldığını ve zeytinyağının nerelerde üretildiğine dair bilgiler yer almaktadır.
    Aslında zeytinyağı kültüründe Anadolu, coğrafya olarak hep vardır; ama ön planda görünen Ege’nin karşı yakasıdır. Bunun sebebi, Homeros’un Batı Medeniyeti’ndeki tartışmasız ağırlığından ötürü zeytinyağı kültürünün merkezine sürekli olarak Antik Yunan'ın yerleştirilmesidir. Helen Medeniyeti’nin sadece Ege’nin karşı kıyısını değil Anadolu coğrafyasını da kapsadığı unutulur. Milet’in, Efes’in, Foça’nın, Klazomenai’nin (Urla), Erythrai’nin, Assos’un Anadolu’da olduğu ihmal edilir.

    YanıtlaSil
  7. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil